Akdeniz Escort

PLATİN ÜYELER

VIP ÜYELER

GOLD ÜYELER


Akdeniz Escort

Mersin’in sıcak akşamlarından birinde Akdeniz Escort ilanlarına göz gezdirirken kalbim hızla çarpmaya başladı. Telefonumun ekranında parlayan numarayı aradım ve karşımdan gelen yumuşak ses, beni hemen o gece buluşmaya ikna etti. Escort Akdeniz diye arattığımda çıkan profiller arasında onun fotoğrafları en çok dikkatimi çekmişti; uzun bacakları, dolgun göğüsleri ve o yaramaz bakışlarıyla. O gece Mersin’in Akdeniz mahallesindeki otel odasında buluşacaktık ve ben daha kapıdan içeri adım atmadan bile vücudumun her santimi gerilmiş, bekler hale gelmişti.

Kapıyı açtığında karşımda duran kadın, fotoğraflarından bile daha etkileyiciydi. Akdeniz Escort olarak tanıdığım bu kadın, siyah dantelli bir elbise giymişti; elbisenin yırtmacı uyluklarına kadar açılıyordu. Escort Akdeniz aramalarımda gördüğüm o cesur gülümsemesiyle içeri buyur etti beni. Kapı kapanır kapanmaz eli göğsüme yapıştı, dudaklarımı yakaladı ve dilini ağzıma soktu. Tadı tatlıydı, sakız çiğnemiş gibi ferah. Ellerim hemen kalçalarına gitti, etli ve sıkı kalçalarını avuçlarımın içine alıp sıktım. O da benim sertleşen sikimi pantolonumun üzerinden kavradı, hafifçe sıvazladı.

“Ne kadar sert olmuşsun,” diye fısıldadı kulağıma. Sesindeki o hafif Mersin şivesi, bana daha da tahrik edici geliyordu. Onu yatağa doğru ittim, sırtüstü yatırdım. Elbisesinin fermuarını yavaşça indirdim. İçinde sadece ince bir string ve yarım kupa sütyen vardı. Göğüsleri dolgundu, meme uçları zaten sertleşmişti. Onları avuçlarıma alıp hafifçe sıkarken dilimle meme uçlarını yaladım. O da inledi, bacaklarını açtı ve benim boynuma sarıldı.

Parmaklarımı stringinin kenarından içeri soktum. Amı çoktan ıslanmıştı. Sıcak ve kaygan duvarları parmaklarımı sıkıyordu. İki parmağımı içeri daldırıp yavaş yavaş hareket ettirdim. O sırada o da pantolonumun düğmesini açtı, fermuarımı indirdi ve sikimi dışarı çıkardı. Avucuyla sardı, başını aşağı yukarı oynatarak sıvazlamaya başladı. Pre-cum akmıştı bile, onu parmağıyla yaydı ve sikimin başına sürdü.

“Emmemi ister misin?” diye sordu. Cevap vermeme gerek kalmadan dizlerinin üzerine çöktü. Dudaklarını sikimin başına yasladı, dilini yavaşça gezdirdi. Sonra ağzını açıp içine aldı. Sıcak ve ıslak ağzı sikimi tamamen sardı. Başını ileri geri hareket ettirirken bir eliyle taşaklarımı okşuyor, diğer eliyle de kendi amını ovuyordu. Ben onun saçlarını tuttum, hafifçe iterek daha derine indirdim. Boğazına kadar aldı, öğürme sesleri çıkardı ama bırakmadı. Tükürüğü sikimin üzerinde parlıyordu, dudakları şişmişti.

Bir süre böyle devam ettikten sonra onu ayağa kaldırdım ve yatağa yüzüstü yatırdım. Kalçalarını kaldırdı, bacaklarını açtı. Stringini kenara çektim ve dilimi amının yarığına dayadım. Klitorisini yavaşça emdim, dilimle yukarı aşağı gezdirdim. O da yastığa yüzünü gömüp inliyordu. “Daha hızlı,” diye mırıldandı. İki parmağımı tekrar içine soktum, bu sefer daha hızlı pompaladım. Amı ıslak ıslak sesler çıkarıyordu. Bir süre sonra bacakları titremeye başladı, orgazm olurken amı parmaklarımı sıktı, sıvısı avucuma aktı.

Sıram gelmişti. Onu sırtüstü çevirdim, bacaklarını omuzlarıma aldım. Sikimin başını amının girişine dayadım ve yavaşça içeri girdim. Sıcak ve dar duvarları beni sardı. Tamamen içine gömülünce ikimiz de derin bir nefes aldık. Yavaş yavaş hareket etmeye başladım. Her dalışımda göğüsleri zıplıyor, o da tırnaklarını sırtıma geçiriyordu. Tempo gittikçe arttı. Odada sadece tenlerimizin çarpışma sesi ve iniltilerimiz vardı.

“Sert sik beni,” diye yalvardı. Onun isteğine uydum. Kalçalarımı daha hızlı savurdum, sikim amının derinliklerine kadar girip çıkıyordu. Bir ara pozisyon değiştirdik; o üstüme çıktı, cowgirl pozisyonunda zıplamaya başladı. Göğüsleri yüzüme doğru sallanıyordu, onları avuçlayıp meme uçlarını çimdikledim. O da geriye yaslanıp klitorisini ovuştururken bana biniyordu. Amı her inişinde sikimi tamamen yutuyordu.

Sonra onu dizlerinin üzerine getirip arkadan girdim. Kalçalarını avuçlarımın içine alıp sertçe çektim. Her vuruşumda kalçaları titreşti. Bir elimi uzatıp klitorisini ovdum. O da başını geriye atmış, saçları dağılmış vaziyette inliyordu. “Boşalacağım,” diye bağırdı. Amı bir kez daha kasıldı, sıvısı sikimin üzerinde aktı. Ben de daha fazla dayanamadım. Sikimi çıkarıp göğüslerine doğru tuttum ve boşaldım. Sıcak spermler meme uçlarına, boynuna ve hatta dudaklarına sıçradı. O da dilini uzatıp birkaç damlasını yaladı, gülümseyerek bana baktı.

Ama gece bitmemişti. Biraz dinlendikten sonra duşa girdik. Sıcak suyun altında onu duvarına yasladım. Bacaklarından birini kaldırıp tekrar içine girdim. Bu sefer daha yavaş, daha derin. Su damlaları vücutlarımızdan kayarken öpüştük. Ellerim kalçalarında geziniyor, onu bana doğru çekiyordu. O da sırtını duvara dayamış, bacaklarını belime dolamıştı. Su ve ter karışımı vücutlarımızı kayganlaştırıyordu. Bu pozisyonda uzun süre seviştik. Sonunda o yine orgazm oldu, ben de ikinci kez boşaldım, bu sefer içine.

Duştan çıkıp yatağa uzandık. O benim göğsüme yaslanmış, parmaklarıyla karın bölgesimi okşuyordu. Konuşmaya başladık. Mersin’de uzun süredir bu işi yaptığını, özellikle Akdeniz bölgesindeki otellerde müşteri bulduğunu anlattı. Ben de ona neden onu seçtiğimi, fotoğraflarındaki o bakışın beni nasıl etkilediğini söyledim. Konuşurken eli yine sikime uzandı. Yavaşça sıvazlamaya başladı. Ben de onun bacakları arasına elimi soktum, amını okşadım. Kısa sürede ikimiz de tekrar sertleştik ve ıslandık.

Bu sefer onu yatağın kenarına oturttum. Dizlerimin üzerine çöküp amını tekrar yaladım. Dilimle klitorisini, dudaklarını, girişini her yerini keşfettim. O da başımı tutmuş, kalçalarını yüzüme doğru iterken inliyordu. “Dilini içine sok,” dedi. İtaat ettim. Dilimle amının içini yalarken o da bacaklarını daha fazla açtı. Bir süre sonra onu tekrar sırtüstü yatırdım ve 69 pozisyonuna geçtik. O benim sikimi emerken ben de onun amını yalıyordum. Karşılıklı olarak birbirimizi tahrik ediyorduk. Onun ağzındaki sıcaklık ve emiş gücü beni delirtiyordu. Ben de dilimle onun klitorisini hızla titreterek onu tekrar orgazma sürükledim.

Sonra onu kollarımın arasına alıp yan yattık. Bacağımı onun bacağına doladım ve arkadan girdim. Bu pozisyonda daha yavaş, daha duygusal seviştik. Ellerim göğüslerinde geziniyor, meme uçlarını oynatıyordum. O da geriye doğru uzanıp dudağımı öpüyordu. Her hareketimiz yavaş ve derindi. Saatlerce böyle devam ettik. Ara ara durup birbirimizi okşuyor, sonra tekrar başlıyorduk.

Gece yarısını çoktan geçmiştik. Oturup karşılıklı mastürbasyon yaptık. O bacaklarını açmış, iki parmağını amına sokmuş, klitorisini ovuştururken bana bakıyordu. Ben de sikimi sıvazlıyor, onun o haliyle tahrik oluyordum. “Boşalırken yüzüme bak,” dedim. O da gülümsedi ve hızını arttırdı. Orgazm olurken gözleri kısıldı, ağzı açıldı ve inledi. Ben de o anda boşaldım, spermler karnıma aktı.

Daha sonra onu pencerenin önüne götürdüm. Perdeleri araladım, dışarıdaki Mersin gece manzarasına karşı onu önden duvara yasladım. Bacaklarını ayırıp tekrar girdim. Bu sefer hem hızlı hem sert. Her vuruşumda göğüsleri cama doğru bastırılıyordu. Dışarıdan biri baksa belki siluetimizi görebilirdi ama umurumuzda değildi. O inlerken camı buğulandırıyordu. Ben de boynunu ısırıyor, kulak memesini emiyordum. Bu pozisyonda üçüncü kez boşaldım, bu sefer amının içine.

Yorgun düşmüştük ama doymamıştık. Yatağa döndük. O benim üzerime çıktı, bu sefer ters cowgirl yaptı. Sırtı bana dönük şekilde zıplıyordu. Kalçalarının her inişinde sikim tamamen kayboluyordu. Ellerimle kalçalarını kavradım, tempo tuttum. O da öne eğilmiş, kendi klitorisini ovuyordu. Bir süre sonra pozisyon değiştirdik, onu yüzüstü yatırıp yastıkla kalçalarını yükselttim. Dizlerinin üzerine çöküp sertçe sikmeye başladım. Tenlerimizin çarpışma sesi odada yankılanıyordu. O yastığa bağırıyordu, ben de inliyordum.

Sabaha karşı son bir tur daha yaptık. Bu sefer daha yavaş, daha uzun. Onu kucağıma aldım, oturur pozisyonda seviştik. Göz göze bakarak, öpüşerek. Ellerimiz birbirimizin vücudunda geziniyordu. Son orgazmımız birlikte geldi. O amıyla sikimi sıkarken ben de içine boşaldım. Uzun süre öylece kaldık, nefeslerimizi toparlamaya çalışarak.

Gün ağarırken o bana kahve yaptı. Çıplak vücuduyla mutfakta dolaşırken onu izledim. Göğüsleri hafifçe sallanıyor, kalçaları her adımda titriyordu. Kahveleri içtikten sonra tekrar yatağa uzandık. Bu sefer sadece okşadık birbirimizi. Parmaklarım amının dış dudaklarında gezindi, onun eli de sikimde. Konuştuk, güldük, sonra tekrar sertleştik. Ama bu sefer sadece ellerimizle tatmin ettik birbirimizi. O benim taşaklarımı okşarken ben onun klitorisini yavaş yavaş ovdum. İkimiz de sessizce boşaldık.

Öğlene doğru ayrılma vakti geldi. Duş alıp giyindik. Kapıda öpüştük, uzun ve derin bir öpücük. “Tekrar görüşelim,” dedi. Numarasını kaydettim. Dışarı çıktığımda Mersin’in sıcak güneşi yüzümü yaktı ama aklım hâlâ odadaki o kadınla, o gece yaşadıklarımızla doluydu. Vücudumun her yerinde onun dokunuşlarının izi vardı. Amının sıcaklığı, ağzının ıslaklığı, iniltileri… Hepsi aklımda dönüp duruyordu.

O günden sonra birkaç kez daha buluştuk. Her seferinde farklı oteller, farklı pozisyonlar, farklı fanteziler. Bir keresinde onu ellerini bağlayıp gözlerini kapatarak siktim. Başka bir seferinde bana striptease yaptı, sonra dizlerimin önünde emdi. Bir gece arabada, Mersin sahil yolunda park etmişken arka koltukta seviştik. Her defasında daha cesur, daha açtık birbirimize.

Ama o ilk gece, Akdeniz mahallesindeki o otel odasında yaşadıklarımız unutulmazdı. Kapıyı açtığı andan itibaren başlayan o ateş, sabaha kadar hiç sönmedi. Vücudunun her kıvrımı, her iniltisi, her orgazmı hâlâ aklımda taze. Bazen geceleri gözlerimi kapattığımda onu tekrar hissediyorum; sıcak amını, emişini, kalçalarının benim ellerimde ezilişini…

Bir akşam yine aradım. “Gel,” dedi sadece. Aynı otele gittim. Kapıyı açtığında bu sefer kırmızı bir iç çamaşırı seti vardı üzerinde. Hiç konuşmadan birbirimize saldırdık. Ben onu kucağıma alıp duvara yasladım, ayaktayken içine girdim. O bacaklarını belime dolamış, tırnaklarını sırtıma geçiriyordu. Sonra yatağa düştük, yuvarlandık, pozisyon değiştirdik. Saatlerce sürdü. Ara ara su içtik, nefeslendik, sonra tekrar başladık.

O gece ona “Amını yalamamı ister misin?” diye sordum. O da gülerek bacaklarını açtı. Dilimle saatlerce oyalandım. Klitorisini emdim, dudaklarını ayırdım, dilimi olabildiğince derin soktum. O da benim saçlarımı tutmuş, kalçalarını kaldırıp yüzüme sürtüyordu. Birden fazla orgazm oldu o pozisyonda. Sonra o da bana aynı şeyi yaptı; dizlerinin üzerine çöküp sikimi ağzına aldı, taşaklarımı yaladı, hatta daha aşağıya inip o hassas bölgeyi de ihmal etmedi. Ben de onun bu cesaretine karşılık verdim.

Sabah olduğunda ikimiz de bitkin düşmüştük. Ama mutluyduk. Çıplak vücutlarımız ter içinde, çarşaflar dağılmış, odanın her yerinde sevişme kokusu vardı. O benim göğsüme yaslanmış uyuklarken ben tavanı seyrediyordum. Aklımdan o geceyi, önceki geceleri geçiriyordum. Mersin’de böyle bir kadınla tanışmak, bu kadar yoğun bir gece yaşamak… Her şeyiyle gerçekti.

Daha sonra başka buluşmalarımız da oldu. Bir keresinde onu evime davet ettim. Kendi yatağımda, kendi çarşaflarımda sevişmek ayrı bir zevkti. Mutfakta, kanepede, hatta balkonda… Her yerde denedik. Bir gece onu mutfak tezgahına oturttum, bacaklarını ayırıp ayaktayken siktim. Bulaşıklar yere düştü, umurumuzda olmadı. Başka bir seferinde duşta, suyun altında, kaygan vücutlarımızla uzun uzun öpüşüp seviştik.

Her buluşmamızda yeni bir şey keşfettik. Bir keresinde ona göz bağı taktım, ellerini bağladım. Sadece dokunarak, koklayarak, yalayarak onu deliye döndürdüm. O da aynı şeyi bana yaptı. Başka bir gece aynanın karşısında seviştik; vücutlarımızın her hareketini izleyerek. O önden eğilmiş, ben arkadan girerken aynada göz göze geldik. O an ikimiz de daha fazla dayanamadık.

Zamanla sadece seks değil, sohbet de etmeye başladık. Hayatını, neden bu işi yaptığını, hayallerini anlattı. Ben de kendimden bahsettim. Ama her sohbetin sonunda yine birbirimize sarılıyor, yine sevişiyorduk. Sanki konuşmak bile bizi tahrik ediyordu.

Bir akşam sahilde yürüdük. Kimsenin olmadığı bir koya indik. Battaniyeyi serdik, yıldızların altında seviştik. Rüzgar tenimizi okşarken, dalgaların sesi iniltilerimize karışırken… O gece özellikle unutulmazdı. Onu üstüme aldım, yavaş yavaş zıplamasını izledim. Ay ışığı vücudunu aydınlatıyordu. Göğüsleri, kalçaları, amının sikimi yutuşu… Her şey mükemmeldi.

Sonrasında arabaya döndük, ama yolda park edip bir tur daha attık. Arka koltukta, dar alanda, ter içinde, nefes nefese. Camlar buğulanmıştı. Dışarıdan geçen arabaların farları ara sıra içimizi aydınlatıyordu. O an yakalanma riski bile bizi daha çok tahrik ediyordu.

Şimdi bile o geceleri düşündüğümde vücudum tepki veriyor. Onun kokusu, sesi, dokunuşu hâlâ taze. Mersin’in o sıcak gecelerinde, Akdeniz’in nemli havasında yaşadığımız her an… Hepsi gerçekti, hepsi yoğundu. Ve her seferinde daha fazlasını istiyorduk.

Bir başka gece onu tekrar otele çağırdım. Bu sefer yanımda küçük bir sürpriz vardı; bir vibratör. Onu yatağa yatırıp bacaklarını açtım, vibratörü klitorisine dayadım. Düşük ayarla başladım, yavaş yavaş yükselttim. O kıvranıyordu, inliyordu, yalvarıyordu. “İçine sok,” dedi. Vibratörü amına yerleştirip çalıştırdım, sonra ben de ağzımı klitorisine dayadım. Çift uyarıyla kısa sürede boşaldı, bacakları titredi, sıvısı çarşafa aktı. Sonra vibratörü çıkarıp kendi sikimi soktum. Hâlâ kasılan amı beni sıkıyordu. Sertçe siktim onu, ta ki ben de boşalana kadar.

Sonra roller değişti. O vibratörü benim sikime sürdü, sonra ağzına aldı. Titreşim ve emiş bir arada… Dayanamadım, ağzına boşaldım. O da hepsini yuttu, gülümseyerek bana baktı.

Gece böyle sürüp gitti. Ara ara mola verip su içtik, biraz uyukladık, sonra tekrar başladık. Sabaha karşı son olarak onu kucağıma alıp pencerenin önünde seviştik. Dışarıda şehir uyanıyordu, içeride biz hâlâ birbirimizin içindeydik.

Ayrılırken kapıda uzun uzun öpüştük. “Bir daha ki sefere daha erken gel,” dedi. Ben de gülümseyip “Söz,” dedim. Dışarı çıktığımda güneş yükseliyordu. Vücudum yorgun ama tatmin olmuştu. Aklımda sadece o vardı; o gece, o dokunuşlar, o iniltiler…

Ve biliyordum ki bu son olmayacaktı. Mersin’in Akdeniz tarafında, o otel odalarında, daha birçok gece bizi bekliyordu. Her seferinde daha aç, daha cesur, daha doyumsuz… 

O günden beri ne zaman yalnız kalsam, gözlerimi kapattığımda o ilk anı hatırlıyorum. Kapının açılışı, o gülümseme, o ilk öpücük… Sonra gelen her şey. Vücudunun sıcaklığı, amının ıslaklığı, boşalırkenki hali… Hepsi bir film gibi gözümün önünden geçiyor. Ve her seferinde aynı arzuyla uyanıyorum.

Bazen telefonu elime alıp onun numarasını buluyorum. “Bu gece müsait misin?” diye yazıyorum. Cevap hep aynı oluyor: “Gel.” Ve ben yine o yola düşüyorum. Mersin’in sıcak gecelerinde, o kadının kollarında kaybolmak için…

Her buluşma bir öncekinden farklı oluyor. Bir keresinde onu tamamen çıplak bırakıp sadece yüksek topuklu ayakkabılarıyla dolaştırdım odada. Sonra dizlerinin üzerine çöktürüp emdirdim. Başka bir seferinde mumla oynadık; sıcak damlalar tenimizde gezerken seviştik. Acı ve zevk birbirine karışıyordu.

Bir gece onu bağladım, gözlerini kapattım, sadece sesimle ve dokunuşlarımla yönlendirdim. “Şimdi amını aç,” dedim. O da bacaklarını ayırdı. “Parmaklarını sok.” İtaat etti. Ben de izledim, sikimi sıvazladım. Sonra yaklaşıp onun parmaklarının yanına kendi parmaklarımı ekledim. Birlikte onu parmakladık. Sonra sikimi sokup yavaş yavaş hareket ettim. O bağlanmış elleriyle çarşafı kavramış, inliyordu.

Başka bir buluşmada roller tamamen değişti. O beni yatağa yatırdı, ellerimi bağladı. Sonra saatlerce vücudumla oynadı. Dilini her yerime gezdirdi, sikimi emdi, taşaklarımı yaladı, hatta daha cesur yerlere kadar indi. Ben çaresizce kıvranırken o gülüyordu. Sonunda üzerine oturdu, yavaş yavaş zıpladı. Kontrol tamamen ondaydı. Ben sadece hissettim, boşaldım, tekrar sertleştim, tekrar boşaldım…

Bu oyunlar bizi birbirimize daha çok bağlıyordu. Sadece bedenlerimiz değil, zihinlerimiz de uyuşuyordu. Her fantezi, her deneme, bir sonrakine zemin hazırlıyordu.

Bir akşam onu arabayla sahil boyunca gezdirdim. Müzik çalıyordu, o yanımda bacak bacak üstüne atmış, etek giymişti. Eteğin altı bomboştu. Yolculuk sırasında elimi bacağına koydum, yavaşça yukarı kaydırdım. Amına ulaştığımda zaten ıslaktı. Parmaklarımla oynarken o da gözlerini kısmış, koltuğa yaslanmıştı. Bir ara yol kenarına çektim. Arabada, dar alanda, aceleyle seviştik. O öne eğilmiş, ben arkadan girmiştim. Camlar buğulanmış, araba sallanıyordu. Dışarıda deniz, içeride biz…

Sonra otele geçtik ve geceyi orada tamamladık. Bu sefer daha uzun, daha yavaş. Her pozisyonu denedik. Onu kucaklayıp ayaktayken siktim, sonra yere indirdik, yerde yuvarlandık. Çarşaflar yerde, yastıklar dağılmış… Odada seks kokusu hâkimdi.

Sabah kahvaltıyı odada yaptık. Çıplak, terli, yorgun ama mutlu. O benim kucağımda otururken kahve içtik. Ara sıra öpüşüyor, ara sıra okşuyorduk. Kahvaltıdan sonra bir tur daha attık. Bu sefer sadece sevişmek için değil, birbirimizi hissetmek için…

Artık biliyordum. Bu sadece bir escort randevusu değildi. En azından benim için. O kadın, o vücut, o ses… Beni kendine bağlamıştı. Ve ben her seferinde daha fazlasını istiyordum.

Telefonum yine çalıyor. Ekranda onun ismi. “Bu gece?” diye yazmış. Gülümsüyorum. Cevabım hazır: “Hazırım.” 

Ve yine o yola düşüyorum. Mersin’in Akdeniz gecelerinde, o otel odasında, o kadının kollarında kaybolmak için. Her şey kaldığı yerden devam edecek. Daha fazla ter, daha fazla inilti, daha fazla boşalma… 

O kapıyı her açışında aynı heyecanı yaşıyorum. Elbisesinin altındaki vücudu, dudaklarının tadı, amının sıcaklığı… Hepsi beni delirtiyor. Ve ben her seferinde daha derine dalıyorum. Gece uzun, biz doyumsuzuz. Ve bu hikâye daha bitmedi. Her buluşma yeni bir sayfa açıyor. Daha cesur, daha ıslak, daha yoğun…